Dil Terapisti
Dil terapisti, dil ve konuşma terapistlerine konulmuş genel bir isimdir. Genellikle dil terapisti ismini, dil ve konuşma terapisi bölümünü tam olarak bilmeyen kişiler kullanırlar. Bir kişi dil ve konuşma terapisti olabilmek için öncelikle dil ve konuşma terapisi bölümünü 4 yılda başarıyla tamamlamalı ve bu bölümün lisans diplomasını almalıdır. Dil ve konuşma terapisi bölümünden mezun olup, alanlarında yüksek lisans yapan kişiler de bu unvana sahip olabilirler. Aksi takdirde kendini dil terapisti, dil ve konuşma terapisti, dil terapisti diye tanıtan kişiler sahtekârlardır. Ayrıca bu kişilerden medet uman kişilerin umutları ve duyguları tamamen sömürülmektedir ve terapi adı altında yaptıkları yöntemler tamamen umut satmak üzerinedir. Bu kişiler, bireyler üzerinde maddi ve manevi olarak çok büyük olumsuzluklara da yol açıp, gerçek dil ve konuşma terapisti olan kişilerin ne yazık ki isimlerini ve mesleklerini de kirletmektedir.
Dil ve konuşma terapisi ve/veya dil ve konuşma terapisi bölümü çok geniş bir bölümdür. Çalışma alanları da çok geniştir. Dil ve konuşma terapistleri 3 yaşındaki bir çocuk ile de çalışabilir, 80 yaşında yaşlı bir kişiyle de çalışabilir. Bu yüzden dil ve konuşma terapistlerinin vermiş olduğu terapiler ve müdahale ettiği sorunlar yaş aralığından da anlaşılacağı üzere çok geniştir.
Dil ve konuşma terapistinin en bilindik hizmet alanı, artikülasyon (Sesletim) bozukluğudur. Bu bozukluk kız veya erkek ayırt etmeksizin tüm yaş gruplarında görülebilmektedir fakat okul öncesi dönemde görülme sıklığı çok daha fazladır.
Bu sesletim bozukluğunda en sık görülen hatalar şunlardır:
- "K" sesi yerine "T" sesinin üretimini yapmak. Örnek: KUŞ kelimesi yerine, TUŞ kelimesini söylemek. - "R" sesi yerine "Y" sesinin üretimini yapmak. Örnek: ARI kelimesi yerine, AYI kelimesini söylemek. - "Ş" sesi yerine "S" sesinin üretimini yapmak. Örnek: ŞELALE kelimesi yerine, SELALE kelimesini söylemek. - "Ç" sesi yerine "T" sesini söylemek. Örnek: ÇEKİRDEK kelimesi yerine, TETİRDET kelimesini söylemek.
Türkçe Artikülasyon Terapisi
Terapiye başlamadan önce çocuk/kişi kapsamlı olarak değerlendirilmeli ve hata yaptığı sesler doğru şekilde belirlenmelidir. Bu sesler belirlendikten sonra bireye özel olarak terapi planı oluşturulmalıdır. Değerlendirme yapıldığı sırada bireyin ağız, yüz ve çene kaslarının çalışmasının yeterlilik düzeyine bakılır. Eğer gerekiyorsa, bireye artikülasyon egzersizleri verilir. Bu egzersizler ağız ve yüz kaslarının hepsini çalıştırmaya yönelik egzersizlerdir ve artikülasyon terapisinde çok büyük rol oynarlar. Terapi planlandıktan sonra bu egzersizler bireye verilir ve kendisi ve/veya ailesi tarafından düzenli olarak gün içerisinde tekrar edilmesi gerekmektedir. Bu tekrarlar yapıldığı sırada, bireyde değerlendirme sırasında tespit edilmiş olan seslerden uyarılabilirlik düzeyi en yüksek olan sesten terapi seanslarına başlanır.
Hedef ses seçildikten sonra bireye sesin ağız içindeki üretim yeri abeslang (Tahta dil basacağı) veya eller ile fiziksel yardımda bulunarak gösterilir ve sesi çıkarması istenir. Eğer başarılı olursa, ardından model olma yoluyla terapist sesi kendisi çıkararak dilinin ağzının içindeki yerini ve hareketini bireye gösterir ve onun da aynı şekilde sesi üretmesini ister. Sonrasında terapist, çocuğa sözel ipuçlarıyla talimatlar vererek sesi bağımsız olarak çıkarmasını ister. Bahsedilen tüm bu aşamalar başarıyla geçilirse, çocuktan sesi bağımsız olarak üretmesi istenir.
Yukarıda bahsedilen bu artikülasyon eğitimi aşamaları sadece sesin izole (Yalın) hali içindir. Ardından artikülasyon egzersizlerine (alıştırmalarına) geçilebilir. Bu egzersizler her hedef ses için aynı olmakla birlikte, sesin kazanım süresi sesin üretim zorluğuna ve çocuğun performansına göre değişkenlik gösterebilir.
Seçilen hedef sesin artikülasyon egzersizleri şöyle sıralanabilir:
- İzole Ses: Sesin sadece yalın hali olan bölümüdür. Örneğin, "K" - Tek Hece: Sesin tek bir heceden oluşan bölümüdür. Bu bölüm "Baş Pozisyon ve Son Pozisyon" olarak ikiye ayrılır. Örneğin: KAT -- ÇIK - İki Hece: Sesin iki heceden oluşan bölümüdür. Bu bölüm ise "Baş, Orta ve Son Pozisyon" olarak üçe ayrılır. Örneğin: KALEM -- BALKON-- BARDAK - Üç Hece: Sesin üç heceden oluşan bölümüdür. Bu bölüm de tıpkı iki hecelerde olduğu gibi 3 ayrı alt başlık altında toplanır. Örneğin: KAHRAMAN -- ARKADAŞ -- KELEBEK
Bahsedilen bu maddelerden sonra "Öbekler, Cümleler ve Hikâyeler" gelir. Birey bu maddelerin hepsini başarıyla geçtikten sonra artikülasyon eğitimi tamamlanmış olur. Fakat tamamlanan bu eğitim sadece tek bir hedef ses için geçerlidir ve tamamlandıktan sonra ise "Genelleme" aşamasına geçilmesi gerekmektedir. Genelleme aşaması ise, bireyin hedef sesi kazandıktan sonra günlük hayattaki konuşmasına bağımsız olarak aktarabilmesine denir. Eğer birey genelleme aşamasını da başarıyla geçti ise, bir sonraki hedef sese geçilebilir.
Yukarıda bahsedilen tüm bu dil konuşma bozukluklarının, değerlendirmesini, terapi planlamalarını, planlanan terapilerdeki artikülasyon egzersizlerinin hepsini, unvanı "Dil ve Konuşma Terapisti" olan kişiler yapabilir. Başka bir meslek grubu yapamaz.
"Artikülasyon bozukluğuna hangi doktor bakar?" sorusunu da sormak yanlıştır. Çünkü artikülasyon bozukluğunun değerlendirmesini ve terapisini "Dil ve Konuşma Terapistleri" yapar ve bu unvana sahip kişiler doktor değillerdir. Eğitim gördüğü üniversitenin sağlık fakültesinin "Dil ve Konuşma Terapisi" bölümünden mezun olmuş kişiler bu unvana sahip olabilirler. Dil ve konuşma terapisi, başlı başına bir lisans alanıdır ve bireyler bu lisans alanından mezun dil konuşma terapistleri tarafından artikülasyon bozukluğu için destek almalıdırlar. Bunların dışında unvanı olmayıp, kendini bireylere dil ve konuşma terapisti olarak tanıtan kişiler tamamen zaman ve para kaybıdır.

