Artikülasyon Çalışmaları
Artikülasyon çalışmaları; genç, yetişkin, kadın veya erkek fark etmeksizin tüm yaş gruplarında yapılabilen, ses üretim tekniklerinin kişiye öğretiminin tümüne verilen isimdir. Fakat bu çalışmaları yapabilmek için öncesinde kişiye ve/veya ailesine artikülasyon olgusunun ne olduğu anlatılmalı, bu olguda yer alan organların/yapıların işlevleri kişiye anlayacağı dilde anlatılmalıdır.
Peki artikülasyon ne demek?
Artikülasyonun/Konuşmanın tanımı ise şöyle yapılabilir: Akciğerlerden gelen havanın, Vokal Kord'larda (ses tellerinde) titreşime uğrayarak; ağız ve burun boşluğunda şekillenerek anlamlı ses birimlerine (harflere) dönüşmesidir.
Fakat bazı kişilerde artikülasyon normal bir şekilde gerçekleşememektedir. Bu anormalliğe artikülasyon bozukluğu denilmektedir. Bunların çok çeşitli nedenleri vardır. Bu nedenler, şu alt başlıklar altında toplanabilir:
Artikülasyon Bozukluğu Nedenleri
Yapısal Nedenler:
- Ağız içi, dudak, dil gibi konuşma organlarının bozukluğu (Dudak yarığı veya dudağın olması gerekenden daha fazla gergin bir yapıya sahip olması) - Dil kaslarının normal işleyişten yoksun olması - Dil bağı denilen bağlantının dil ucuna yakın oluşması - Damağın çok yüksekte veya düz olması, damak yarıklığı veya burunda et olması, - Çene kas ve sinirlerinin bozukluğu - İşitme kaybı - Zihinsel gerilik
Görevsel/İşlevsel Nedenler:
- Konuşma organları tam ve sağlıklı olduğu halde, konuşma organlarının konuşmada üstlendiği görevleri tam ve sağlıklı olarak yerine getiremediği durumlardır. Bu durumlar çoğunlukla öğrenme ve alışkanlıkla ilgilidir. - Evde yabancı bir dil konuşulması veya konuşulan dilin yetersiz olması - Konuşmayı kazanma ve pekiştirme döneminde çocukla ilgilenecek bir yetişkinin olmaması
Psikolojik Nedenler:
- Çocuğun zihin düzeyinin konuşmayı zamanında ve doğru kazanabilmesini engellemesi - Çocuğun duygusal bir çatışma içerisinde olması - Çekingen ve utangaç kişilik - Konuşmanın kazanılması için gereken algıya sahip olmamanın yol açtığı ses belleği ve ses ayrım gücündeki zayıflık
Yukarıda bahsedilmiş olan nedenlerin yol açtığı farklı artikülasyon bozukluğu örnekleri vardır. Bu örnekler:
Atlamalar: Atlama bozukluklarında sözcüklerin yalnızca bir kısmı söylenir.
Örnek: Hayvan -- ayvan, rehberlik -- reberlik, saat -- sat, araba -- arba
Yerine Koyma: Sözcüğün başında, ortasında veya sonunda bir sesin yerine başka bir ses kullanılır.
Örnek: Arı -- ayı, kitap -- kipat, davul -- dayul
Eklemeler: Sözcüklerdeki fazla sesleri içerir.
Örnek: Aşağı -- aşşağı, atmış -- altmış, eşek -- eşşek, pencere -- penicere, vb.
Çarpıtmalar: Sesler tam doğru olmamakla birlikte gerçeğine yakındır. Ses, konuşma dilinde olmayan yeni bir ses olarak çıkarılır.
Örnek: Ekmek -- emme, pil -- bi, vb.
Bahsedilen bu artikülasyon bozuklukları ve altlarında belirtilmiş olan artikülasyon bozukluğu örnekleri tüm yaş gruplarında görülebilecek sorunlardır.
Türkçe Artikülasyon Terapisi
Terapiye başlamadan önce çocuk/kişi kapsamlı olarak değerlendirilmeli ve hata yaptığı sesler doğru şekilde belirlenmelidir. Bu sesler belirlendikten sonra bireye özel olarak terapi planı oluşturulmalıdır. Değerlendirme yapıldığı sırada bireyin ağız, yüz ve çene kaslarının çalışmasının yeterlilik düzeyine bakılır. Eğer gerekiyorsa, bireye artikülasyon egzersizleri verilir. Bu egzersizler ağız ve yüz kaslarının hepsini çalıştırmaya yönelik egzersizlerdir ve artikülasyon terapisi için çok büyük rol oynarlar.
Terapi planlandıktan sonra bu egzersizler bireye verilir ve kendisi ve/veya ailesi tarafından düzenli olarak gün içerisinde tekrar edilmelidir.
Bu tekrarlar yapıldığı sırada, bireyde değerlendirme sırasında tespit edilmiş olan seslerden uyarılabilirlik düzeyi en yüksek olan sesten terapi seanslarına başlanır.
Hedef ses seçildikten sonra bireye sesin ağız içindeki üretim yeri abeslang (tahta dil basacağı) veya eller ile fiziksel yardımda bulunarak gösterilir ve sesi çıkarması istenir. Eğer başarılı olursa, ardından model olma yoluyla terapist sesi kendisi çıkararak dilinin ağzının içindeki yerini ve hareketini bireye gösterir ve onun da aynı şekilde sesi üretmesini ister. Sonrasında terapist, çocuğa sözel ipuçlarıyla talimatlar vererek sesi bağımsız olarak çıkarmasını ister. Bahsedilen tüm bu aşamalar başarıyla geçilirse, çocuktan sesi bağımsız olarak üretmesi istenir.
Yukarıda bahsedilen bu artikülasyon eğitimi aşamaları sadece sesin izole (yalın) hali içindir. Ardından artikülasyon egzersizlerine (alıştırmalarına) geçilebilir.
Bu egzersizler her hedef ses için aynı olmakla birlikte, sesin kazanım süresi sesin üretim zorluğuna ve çocuğun performansına göre değişkenlik gösterebilir. Seçilen hedef sesin artikülasyon egzersizleri (alıştırmaları) şöyle sıralanabilir:
- İzole Ses: Sesin sadece yalın hali olan bölümüdür. Örneğin, "Z" - Tek Hece: Sesin tek bir heceden oluşan bölümüdür. Bu bölüm "Baş Pozisyon ve Son Pozisyon" olarak ikiye ayrılır. Örneğin: ZAM -- BEZ - İki Hece: Sesin iki heceden oluşan bölümüdür. Bu bölüm ise "Baş, Orta ve Son Pozisyon" olarak üçe ayrılır. Örneğin: ZAFER -- ÜZÜM -- CEVİZ - Üç Hece: Sesin üç heceden oluşan bölümüdür. Bu bölüm de tıpkı iki hecelerde olduğu gibi 3 ayrı alt başlık altında toplanır. Örneğin: ZÜRAFA -- BEZELYE -- YARAMAZ
Bahsedilen bu maddelerden sonra "Öbekler, Cümleler ve Hikâyeler" gelir. Birey bu maddelerin hepsini başarıyla geçtikten artikülasyon eğitimi tamamlanmış olur. Fakat tamamlanan bu eğitim sadece tek bir hedef ses için geçerlidir ve tamamlandıktan sonra ise "Genelleme" aşamasına geçilmesi gerekmektedir. Genelleme aşaması ise, bireyin hedef sesi kazandıktan sonra günlük hayattaki konuşmasına bağımsız olarak aktarabilmesine denir. Eğer birey genelleme aşamasını da başarıyla geçtiyse, bir sonraki hedef sese geçilebilir.
Yukarıda bahsedilen tüm bu bozuklukları, değerlendirmeyi, terapi planlamalarını, planlanan terapilerdeki artikülasyon egzersizlerinin hepsini unvanı "Dil ve Konuşma Terapisti" olan kişiler yapabilir. Başka bir meslek grubu yapamaz.
"Artikülasyon bozukluğuna hangi doktor bakar?" sorusunu da sormak yanlıştır. Çünkü artikülasyon çalışmaları, bozukluğunun değerlendirmesi ve terapisi "Dil ve Konuşma Terapistleri" tarafından yapılır ve bu unvana sahip kişiler doktor değildir. Eğitim gördüğü üniversitenin sağlık fakültesinin "Dil ve Konuşma Terapisi" bölümünden mezun olmuş kişiler bu unvana sahiptir. dil ve konuşma terapisi başlı başına bir lisans alanıdır ve aileler, bireyler bu lisans alanından mezun olmuş dil ve konuşma terapistleri tarafından artikülasyon bozukluğu ve eğitimi için destek almalıdırlar. Bunların dışında unvanı olmayıp, kendilerini ailelere, bireylere dil ve konuşma terapisti olarak tanıtan kişiler tamamen zaman ve para kaybıdır.

