Ana içeriğe atla
Kekemelik · 08 Ağustos 2020

Akıcılık Nedir?

Akıcılık; kişinin diğer insanlarla sözel iletişim esnasında akciğerlerinden gelen havanın, ses tellerinde şekillenerek, ardından ağız boşluğunda dil ve dişlerde, son olarak da dudaklarda şekillenerek karşı tarafa akıcı şekilde iletilmesi olarak isimlendirilebilir.

Makale5 dk okuma
Akıcılık Nedir?

Akıcılık Nedir?

Akıcılık; kişinin diğer insanlarla sözel iletişim esnasında akciğerlerinden gelen havanın, ses tellerinde şekillenerek, ardından ağız boşluğunda dil ve dişlerde, son olarak da dudaklarda şekillenerek karşı tarafa akıcı şekilde iletilmesi olarak isimlendirilebilir. Daha basit olarak, normal konuşma şeklidir ancak bazen bu akıcılık olgusu, çeşitli bozulmalara uğrayabilir. Bu durumda da, konuşmanın akıcısızlığı denen durum ortaya çıkar. Bir diğer ismiyle de kekemelik denilebilir.

"Akıcılık Nedir?" sorusunun cevabı görecelidir. Çünkü bu soruna sahip bireylerin her biri, farklı sebepler sonucunda kekemeliğe yakalandıklarını belirtmektedirler. Ama yapılan araştırmalar göstermiştir ki, kekemeliğin tek ve kesin bir sebebi yoktur fakat sıralamak gerekirse, en başlıca sebepler şunlardır:

- Genetik (Ailede kekemeliğe sahip bir akrabanın oluşu) - Herhangi bir hastalık sonucu ortaya çıkma - İnmeye bağlı olarak ortaya çıkan nörojenik boyuttaki kekemelik - Aşırı korku duygusu yaşama - Aile içinde otoriteye karşı paranoya - Çok fazla stres kaynaklı yaşam

Yukarıda bahsedilmiş olan bu maddeler kekemeliğe yol açan en çok sebeplerdir. Bu sebeplerden bir tanesi de konuşmada akıcısızlığa yol açabilir veya birkaçı birleşip konuşmada akıcısızlığa yol açabilir.

Akıcılık bozukluğu örnekleri çeşitlidir. Her akıcılık bozukluğuna sahip kişiler, farklı türlerde konuşmasındaki akıcılığı bozacak şekilde hatalar yapabilirler.

Bu hatalar "Akıcılık Örnekleri" başlığı altında incelenebilir.

- Bloklar: Sesli veya sessiz duraksamalar (Örneğin: -----elma). - Tekrar: Ses birimlerinde (harf veya hecelerin) tekrarlamalar (Örneğin: m-m-m-m-merhaba) - Uzatmalar: Ses birimlerinde (harf veya hecelerin) uzatmalar (Örneğin: mmmmmmerhaba)

Akıcılık (kekemelik), genellikle aşırı zorlanmalar, göze batıcı (yüz, çene, göz, el, bacak, kol, omuz vb. bedensel) gerginlikleri içerir. Bu tarz gerginlikler akıcılık olgusu içerisinde "İkincil Davranış" olarak adlandırılır ve konuşmanın akıcılığını ciddi anlamda etkiler. Bu ikincil davranışlar kişinin takılmaları esnasında görülür. Her seferinde kendini sıkarak takıldığı kelimeyi söyleyeceğini zanneder ama her seferinde de yanılır. En unutulmaması gereken olgu ise bu ikincil davranışlara müdahale etmemek gerekir. Eğer müdahale edilirse akıcılık bozukluğuna sahip birey, çok daha kötü durumlara gidebilecek akıcılık problemlerine yol açabilmektedir. Bu yüzden akıcılık bozukluğunun terapisinde, ikincil davranışlara en son müdahale edilmelidir.

Akıcılığın Değerlendirilmesi

İyi bir kekemelik terapisi yapabilmek için mutlaka değerlendirmenin de iyi olması gerekir. Bu değerlendirme nitelikli, kapsamlı ve sonuç odaklı olmalıdır. Eğer değerlendirme uygun ve yeterli olursa, terapi de yapılan bu değerlendirmeye göre şekillenecek ve daha verimli olacaktır.

Terapiye gelen bireyin değerlendirilebilmesi için:

- En az %2 kekelenen hece oranı (400 Hece üzerinden hesaplanır.) - 1 saniye veya daha fazla akıcısızlık süresi gereklidir.

Yukarıda bahsedilen bu iki kıstas, değerlendirme ve tanılama için önemlidir.

İyi bir değerlendirme için nelere bakılabilir?

- Spontane konuşma (Sohbet etme) - Okuma - Gelişimsel dönem

Değerlendirmeyi Etkileyen Unsurlar:

- Genetik - Psikolojik vb. unsurlar değerlendirmeyi etkilerler.

Peki, akıcılık ne zaman değerlendirilmelidir?

- Vakanın ilk gelişinde değerlendirme yapılmalıdır. - Tedavi sırasında, - Tedavi sonrasında.

Akıcılığın değerlendirme süreci nasıl işler?

Tüm terapiler, sorunu olan kişilerin değerlendirmesiyle başlar.

- Evde konuşma örneği - Okulda konuşma örneği - Sıklık - Duyarsızlaştırma

İlk Randevu:

- Uzmanın, vakadan beklediği sorumluluk düzeyini anlaması çok önemlidir. - Terapistin, değerlendirme stilini vakaya uydurabilmesi çok önemlidir. - Bazı kekeme bireyler, anlık tedaviyi umarlar. Bu değişimin büyük bir zaman ve emek gerektirdiğine dair bilgiler ilgili bireye yice yerleştirilmeli ve kafalarındaki bu anlık değişim bilgisinin değiştirilmesi gerekir. - Birey eğer zaman yetersizliğinden dolayısıyla terapiye katılamıyorsa, gelecekteki tedavi süreçlerine olan bağlılığı hakkında bir şeyler söylemek gerekir.

Kayıt Dışı Gözlemler:

Vakanın, odadan içeri girdiği dakika itibariyle başlar ve seans boyunca devam eden tavır, sosyal beceriler , konuşma şekli, kekemelik biçimi, vb.

Kekemelik Şiddet Ölçütleri : Üç parametreye sahiptir.

- Tekrarlamanın sıklıkları ve uzamaları. - Eşlik eden blokların tahmini olarak süresi. - Gözlemlenebilir fiziksel eşlikçiler.

Bu üç parametre değerlendirme için oldukça kullanışlı araçlardır.

Tutum Değerlendirmeleri:

Görüş farklılıkları, kekemelik doğası ve nedenine ilişkin inançlara verilmesi gereken terapi biçimi hakkında vakanın ikna edilmesi gerekir.

Kronik Kekemelikte Terapi

Kişinin kekelememek için harcadığı çabaların toplamıdır kekemelik. Kekemeler uzatma, bloklar ve tekrarlama olmaması için sözel ve fiziksel kaçınmalar gösterirler.

İyi bir terapinin genel 4 tane aşaması vardır. Bunlar:

- Teşhis - Duyarsızlaştırma - Modifikasyon - Tekrar duyarsızlaştırma

Vakayla yapılan ilk görüşmede 330 heceden oluşan okuma parçası kaydı ve serbest konuşma kaydı alınır fakat okuma parçasının ilk 30 hecesi hesaba katılmaz. Terapiye başlanacağı zaman vakadan bir defter edinmesi istenir. Bu defter, vakanın terapi günlüğü gibi kullanılır. Vakaya iyi bir terapi yapabilmek için, vakanın akıcılık duygularını bilmesi ve bu duygulardan kaçmaması gerekir. (Susma, kelime değiştirme, göz kontağı kuramama vb.) Duyarsızlaştırma olduğu zaman, asıl akıcılık ortaya çıkar ( 2.davranışların etkisizleştirilmesi). Terapinin iyi ve etkili olabilmesi için, akıcılıktan kaçmamak, yüzleşmek gerek. Vaka kekemeliği kovalamalı!"

2. davranışlar nasıl kontrol altına alınır?

- Kişiye bunu doğal olarak fark ettirmek gerekir. - Davranışı her yapışında kağıda bir çizgi atması istenir - Amacın, akıcı konuşmak değil; kendi akıcılığını kontrol etmesini sağlamaktır. - Eğer, 2. davranışları yapmayıp akıcılık oranı az da olsa artıyor ise bu da iyi yönde bir gelişmedir. Çünkü bireyin değneklerinden kurtulduğunu gösterir. - Birey neyden korkuyor, çekiniyorsa onun üzerine gitmek gerekir. - Basit olaylardan başlamak gerekir. Bunlar; el sallama, kafa sallama, dil çıkarma vb. - Akıcılık terapisi soğana benzetilmektedir. Amaç, önce kabuklarını teker teker soyup (Nefes, duygular, eee, şey, fiziksel kaçınmalar); en son olarak ortasını yemektir (Tekrar, uzatma, bloklar).

Şunu unutmamak gerekir ki; hayatı zora sokan olgu akıcılık değildir. Kekelerken, olabileceklerle ilgili akla gelen düşüncelerin yarattığı duygu-durum, kaçma ve kaçınma davranışlarıdır.

- Sosyal, duygusal - Akademik - Özel hayat

Bireyin bu alanlarda sergilediği davranışları iyi bir şekilde analiz etmek terapiyi iyi yönde etkileyecektir. Bu 2. davranışlarının peşine düşmeye devam ettikçe ve üstesinden gelmeye başladıkça, vakanın duygu-durum düzeyi terapiye gelişinin ilk anıyla kıyaslandığında çok üst düzeyde olacaktır. Birey hayatla ve kendisiyle barışacaktır, insanlardan korkmayarak konuşabilecektir. Sosyal ortamlara rahat bir şekilde girip, bu ortamlarda arkadaşlarıyla daha rahat diyaloglara katılabilecektir. Özetle vaka, terapiye ne kadar iyi cevap verirse; terapi o kadar güzel ilerleyecektir.

İletişim · Aynı Gün Cevap

Bir telefon, başlangıç.

RAM raporu olsun olmasın, çocuğunuzun gelişimi hakkında soru sormak için randevu gerekmez. Aramanız yeterli.

YeniGün danışma masasında telefonla gelen soruyu yanıtlayan kayıt sorumlumuzYG · 04
Akpınar · Danışma